YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22013
KARAR NO : 2017/1758
KARAR TARİHİ : 14.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu 56 parsel sayılı taşınmazın 319/1626 pay maliki …’ın 05.11.2984 tarihinde öldüğünü, ölümünden önce ve sonra taşınmaza davacının zilyet olduğunu, davacının yaklaşık 40 yıldır devam eden zilyetliği bulunduğunu açıklayarak 56 parsel sayılı taşınmazdaki … adına kayıtlı 319/1626 hissenin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 26.12.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davanın TMK’nın 713/2 maddesinde düzenlenen ölüm hukuksal sebebine dayalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı Hazine vekili ile diğer davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapulu taşınmazın haricen satışının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 33.maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir.
Dava dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamından; davanın, TMK’nın 713/2. fıkrasında yer alan “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, talebin dayanağı olan hukuki sebep gözardı edilerek tapulu taşınmazın haricen satışının geçersiz olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.