YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18561
KARAR NO : 2014/18436
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer artış payı, katkı payı
… ile … aralarındaki değer artış payı, katkı payı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair…2. Aile Mahkemesi’nden verilen 02.07.2013 gün ve 909/556 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekiledenin 19.11.2010 tarihinde vefat eden davalının babası … ile 2008 yılında evlendiğini, evlilik birliği içinde 2009 yılında 96.000 TL’ye satın alınan 1315 ada 3 parsel 1 numaralı meskenin muris adına tescil edilen taşınmazın alımında kullanılan 40.000 TL nin vekiledenin evlilik öncesi birikimlerinden karşılandığını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL değer artış payı ve 10.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.06.2013 tarihli dilekçesiyle talep edilen değer artış payı alacağını 50.400 TL ve katılma alacağını 3.142 TL olarak bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının evlilik öncesi sahip olduğu parayla katkıda bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 96.000 TL’ye edinilen taşınmazın 40.000 TL’sinin davalının evlilik öncesi kişisel malı ile ve kalan kısım banka kredisi ile karşılandığından taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden davacının 40.000 TL kişisel malı ve boşanma dava tarihindeki kredi borcu düşüldükten sonra kalan miktarın yarısı olmak üzere 40.000 TL değer artış payı ve 8.347,82 TL katılma alacağının toplamı 48.347,82 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile muris … 21.06.2008 tarihinde evlenmişler, muris …’ın 19.11.2010 tarihinde ölümüyle evlilik birliği sona ermiştir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/1 maddesi gereğince muris …’ın öldüğü 19.11.2010 tarihinde sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihinden ölüm tarihine kadar eşler arasında 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, TMK’nun 202 ve devamı maddelerine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, davalının savunması ve davaya konu 1315 ada 3 parsel 1 numaralı bağımsız bölümün 01.09.2009 tarihinde edinilmiş olmasına göre istek, taşınmazın edinilmesindeki katkıdan kaynaklanan değer artış payı ve katılma alacağına ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK’nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, 01.09.2009 tarihinde evlilik birliği içinde toplam 96.000 TL’ye edinilen taşınmazın satın alma bedelinin 40.000 TL’sinin davacının evlilik öncesi açmış olduğu banka hesabından yapılan havalelerle karşılandığı ve kalan kısım için bankadan konut kredisi kullanıldığı saptanmıştır. Peşin olarak ödenen 40.000 TL davacıya ait kişisel mal niteliğinde olup TMK’nun 227/1. maddesi uyarınca değer artış payı alacağı katkının başlangıçtaki miktarından az olamayacağından mahkemece 40.000 TL değer artış payının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmekle, davalı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, dava değer artış payı alacağı ve katılma alacağına ilişkin olup, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değerinden (sürüm değeri) değer artış payı olarak belirlenen 40.000 TL ve taşınmaz için kullanılan konut kredisinin ölüm tarihindeki miktarının düşülmesinden sonra kalan miktarın (artık değer) yarısı olan 8.347,82 TL’ye TMK 236/1 maddesine göre katılma alacağı olarak karar vermek gerekiyor ise de, davacı vekili 11.06.2013 tarihli dilekçesinde katılma alacağını 3.142,67 TL ile sınırladığından HMK’nun 26. maddesi uyarınca bu miktara karar vermek gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenler yerindedir. Kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4., (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 825,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.476,69 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.