YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11128
KARAR NO : 2014/26515
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 50/1-a, 52/2-4, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın kaza saati itibariyle 205 promil alkollü olarak kullandığı aracı ile trafik kazasına sebebiyet vermek suretiyle somut bir tehlikeye neden olduğu teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edilen olayda, sanığın kastının yoğunluğu, almış olduğu alkolün derecesi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasıyla ilgili olarak TCK 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yapılırken uygulama maddesi olarak, cezanın infazı aşamasında uygulama alanı bulabilecek olan 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesine de yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 6. paragrafında yer alan “ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasa’nın 106/3 maddeleri uyarınca hapse çevrilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, “maddesi gereğince, haspse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.