Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/2759 E. 2014/23006 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2759
KARAR NO : 2014/23006
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında birden fazla kişiyle gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
A-Üst Cumhuriyet Savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede;
Üst Cumhuriyet Savcısının 04.11.2010 tarihli hükmü, 09.12.2010 tarihli ve temyiz amacıyla dosya isteme içerikli talebiyle temyiz ettiği ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/3 maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra kararın temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan Yasanın 317. maddesi gereğince, tebliğnameye aykırı olarak temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
B-Sanıkların temyizine yönelik yapılan incelemeye gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03/03/2009 yerine 05/03/2009 olarak yanlış yazılması,
2- Dosya içerisinde bulunan 03/03/2009 tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi ve olay yerine ait fotoğrafların incelenmesi neticesinde; sanıkların müştekiye ait 3 adet büyük baş hayvanı, etrafı tellerle çevrili bahçe içerisindeki ahırdan telleri kesmek suretiyle ahıra girerek çaldıklarının, müştekinin evinin de bu tellerin sınırlandırdığı bahçe içerisinde bulunduğunun, sanıkların eylemi gerçekleştirdikleri ahırın, müştekinin evinin eklentisi niteliğinde olduğunun ve sanıkların bina niteliğindeki ahırdan hırsızlık suçunu gerçekleştirmiş olduklarının anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı T.C.K’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı ile aynı maddenin 2-g bendi ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Sanıkların ve müştekinin aşamalardaki beyanları ile güneşin doğuş ve batış saatlerine göre, eylemlerini gece sayılan bir zaman diliminde gerçekleştirmelerine rağmen, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan dolayı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
4-Kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Yargılama gideri olarak ayrı ayrı hesaplanan ve CMK’nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik gözetilerek terkin edilecek miktar olan 20 TL’nin altında kalan giderlerin hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’in temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.