YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5814
KARAR NO : 2014/5065
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesi’nin, 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin iptaline ilişkin 2006/65-2009/114 sayılı kararının yürürlük tarihi olan 07.10.2010 tarihi ile 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddenin yürürlük tarihi olan 14.04.2011 tarihleri arasında gerek doğrudan hükmolunan gerekse de hapis cezasından çevrilme tüm adli para cezalarının -miktarına bakılmaksızın- temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihi olan 14.12.2010 itibariyle suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan 1600 TL adli para cezası temyizi kabil kararlardan olduğundan; tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya içinde mevcut 11.2.2010 tarihli tutanağa göre, müştekiye ait işyerinden çalınan elektrikli kumaş kesme makasının hurdacılık yapan tanıklar … ve …’e satıldığı bilgisinin gelmesi üzerine bu tanıklar ile görüşüldüğünde, tanıkların, suça sürüklenen çocuklar… ve …’un ellerinde bir çuval olduğu halde yanlarına gelerek, çuvalın içinde kumaş kesme makası olduğu ve 150 TL karşılığında satacaklarını söyledikleri, kendilerinin de kabul etmediği yolunda beyanda bulunmaları üzerine suça sürüklenen çocuklara ulaşıldığı, ilk olarak suça sürüklenen çocuk …’nın yakalandığı ve Burak’ın, müştekiye ait işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayını kendilerinin gerçekleştirdiklerini, çaldıkları giyim eşyalarını siyah bir poşete koyarak aynı mahalleden tanıdıkları, pazarda seyyar satıcılık yapan …’e emaneten bıraktıklarını söylediği, diğer suça sürüklenen çocuk …’in de sonradan tişörtleri …’e bıraktıkları beyanını doğruladığı, müştekinin beyanına göre işyerinden çalınan 500 adet tişörtten 39 adedinin suça sürüklenen çocukların yer göstermede bulunduğu …’in konutunda ele geçirilerek bu tanık tarafından rıza ile teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, müştekinin yapılan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızasının bulunup bulunmadığı sorularak 5237 sayılı TCK.nın 168. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuklar hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.