YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3886
KARAR NO : 2014/10275
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 708,33 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 03.08.2010 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2005/403 Esas – 2006/307 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Dolandırıcılık suçundan, 09.10.2004 – 16.12.2004 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 26.05.2006 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 03.08.2010 tarihinde haksız işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına ve davacının kendi kusuru ile tutuklandığına, davacı vekilinin tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yasal faizin tutuklama tarihinden itibaren talep edilmesi karşısında kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına tahliye tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin faiz tarihine ilişkin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 2. ve 3. fıkralarında faize ilişkin kısımlardaki “tutukluluğunun son bulduğu 16/12/2004” ibarelerinin hükümden çıkartılarak bunların yerine “tutuklama tarihi olan 09/10/2004” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.