Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/22086 E. 2014/15616 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22086
KARAR NO : 2014/15616
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet, sürücü belgesinin geri alınması

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.06.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Sayın çoğunluğun olayda bilinçli taksirin kabulüyle, oranı hususundaki görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki, mahkeme ilk hükümde bilinçli taksirin uygulamamış temyiz edilmesi sebebiyle 9. Ceza Dairesi “gece vakti alkollü vaziyette yerleşim yeri olay yerinde yola gereken dikkati vermeden mevcut hızıyla …. demek suretiyle olayın bilinçli taksirle meydana geldiğini ve TCK’nın 22/3 maddesinin uygulanmamasını bozma sebebi yapmıştır. Söz konusu bozma kararı 2 üyenin muhalefetiyle oyçokluğu ile verilmiştir.
Uzun uzadıya bilinçli taksir koşullarından bahsetmeyeceğim kanun ve Yargıtay Kararları ile bu konu açıklığa kavuşmuştur.
Bozma kararı ve olayımıza baktığımızda bilinçli taksirin uygulanmasını gerektiren olaylar alkol ve hızdır.
Tüm dosya incelendiğinde sanığın samimi kabulü haricinde aşırı alkollü, olduğuna dair bir tesbit yoktur. Dairemiz bir çok kararından 100 promilin üstünü başka bir faktör aramadan bilinçli taksir kabul etmiş, 100 promilin altında olaya bakmıştır.
Olayımızda sanık 2 bira içtiğine dair samimi ikrarda bulunmaktadır. Az alkol aldım demektedir. Ama bunun yanında aldığım alkol bilincimi, kendimi kaybedecek derecede değildi, bilincim yerinde, içtiğim biralar benim haraketlerimi engellemektedir, demektedir. Sanığın samimiyeti ortadadır. Ölçümde alkolsüz çıkmıştır. Alkol almadım deseydi ne yapabilirdik? Sanığın samimi ikrarını aleyhine değerlendirmemek gerekir.
Yani sanık hareket kabiliyetini etkileyecek düzeyde alkollü değildir. Dolayısıyla sanığın bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektir alkol ile alakalı olarak bir somut bir tespit bulunmamaktadır. Olay 04.00’da olmuş 15.25’de yapılan alkol muayenesinde sanık alkolsüz çıkmıştır. Doktor raporu ile alkol oranı tespit yapılamamıştır.
Ayrıca hızı ile alakalı bir tespitte yoktur, samimi beyanlarına göre hızı 40-45 km’dir. Hızı bilimsel ve teknik verilere göre tespit edilememektedir. Çöp bidonlarındaki hasar ile ölenin yaralama derecesine baktığımızda hızı beyanına göre bir miktar fazla ama aşırı hızlı kabul edilmesi mümkün değildir.
Olayın tanığı bulunmamaktadır. Sanık olayı samimi bir şekilde anlatmaktadır. Aksine bir delil yoktur. Direksiyon hakimiyetini kaybetmesine sebep kendi seyir şeridine giren minibüse çarpmamak için yolun sağına frenle birlikte yönelip yol dışına çıkarak yol dışında belediyeye ait çöp bidonlarına ve çöp bidonlarının arkasında yürüyen göremediği ölene çarpmıştır. Ölene çarptığını fark edemediği için olay yerini terk etmiştir.
Hız ve alkol açısından baktığımızda ortada bir şüphe vardır. Şüpheden sanık yararlanır. ilkesine göre sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğini kabul etmek mümkün değildir.
Bununla beraber ortada bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasıyla alakalı şüpheli bir durum bulunmakta iken mahkeme bilinçli taksir oranında da azami hadden uygulamıştır. Bu da adalet ve hakkaniyet kuralları ile bağdaşmamaktadır. Mahkemenin azami hadden uygulaması ve dairenin kabulü yanlıştır.
Olayda bilinçli taksir koşulları bulunmamaktadır. Ayrıca bilinçli taksir oranının azami hadden uygulanması da hatalıdır. Sayın çoğunluğun bu kabulüne katılmıyorum.