Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/28331 E. 2014/18904 K. 29.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28331
KARAR NO : 2014/18904
KARAR TARİHİ : 29.09.2014

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme, Hırsızlık
Hüküm : Sanık… hakkında; TCK’nın 85/2, 141/1, 58/6-7, 53/1, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar …, …, … ve … hakkında; Beraat,

Hırsızlık suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın beraatlerine, taksirle öldürme ve hırsızlık suçlarından sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A)Sanıklar …, …, … ve … hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan beraatlerine ilişkin hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların savunmalarına ve Türkiye Taş Kömürü Kurumu cevabi yazılarına göre; Türkiye Taş Kömürü Kurumu imtiyaz sahasında bulunan ve rodövans ile … firmasına bırakılan, … Merkez Mahallesi … mevkiinde bulunan kaçak kömür ocağından kömür çıkarttıkları olayda; 3213 sayılı Kanun’un 12/5. maddesine göre “…bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir.” hükmü, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 27621 sayılı, 24/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5995 sayılı “Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6.maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5.fıkrasının değiştirildiği, “buna göre;” Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır…” hükmüne yer verildiği, dolayısıyla
Söz konusu değişiklik sonrasında sanıkların eyleminin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezası) gerektirdiği, kanunda suç olmaktan çıkmış bir eylemden dolayı kimsenin cezalandırılmayacağı hususlarının gözetilerek sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi yerine, CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından “atılı suçtan mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden arındırılmış kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle” ibarelerinin çıkartılarak yerine “sanıkların üzerlerine atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince” ibarelerinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan sanıkların beraatlerine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B)Sanık … hakkındaki taksirle öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
C)Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesine gelince;
Sanığın savunmasına ve Türkiye Taş Kömürü Kurumu cevabi yazılarına göre; Türkiye Taş Kömürü Kurumu imtiyaz sahasında bulunan ve rodövans ile … firmasına bırakılan,… Merkez Mahallesi … mevkiinde bulunan kaçak kömür ocağından kömür çıkarttıkları olayda; 3213 sayılı Kanun’un 12/5. maddesine göre “…bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir.” hükmü, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 27621 sayılı, 24/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5995 sayılı “Maden Kanunu’nda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6.maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5.fıkrasının değiştirildiği, “buna göre;” Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır…” hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu değişiklik sonrasında, sanıkların eyleminin suç olmaktan çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezası) gerektirdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.