YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4619
KARAR NO : 2014/18890
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 5.869,44 TL maddi ve 600 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/69 Esas, 2004/287 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) ihaleye fesat karıştırma ve sahte hususi belge düzenlemek suçlarından tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 18.10.2004 tarihinde beraatine hükmedildiği, hükmün kesinleştiği, tazminat davasının 07.01.2005 tarihinde işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun’un 2. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymaksızın fazla tayini ve davacı vekilince dava dilekçesinde, davacı lehine dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan 2.640 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin, eksik incelemeye, tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul va kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.