Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/18736 E. 2014/17711 K. 02.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18736
KARAR NO : 2014/17711
KARAR TARİHİ : 02.10.2014

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı

… ile … aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair İzmir 6. Aile Mahkemesi’nden verilen 23.05.2013 gün ve 433/382 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili 06.01.1982 tarihinde evlenen ve her ikisi de öğretmen olan taraflardan davacının teknik öğretmen olması nedeniyle daha fazla gelirinin bulunduğunu, evlilik birliği içinde …’de bir ev, bir yazlık, … da bir ev ve bir adet aracın edinildiğini, davalının evlilik birliği içinde alınan ve elden çıkarılan …’de bulunan ev ve araç için önceden ayrı bir dava açtığını açıklayarak, …’de bulunan yazlık niteliğindeki 3095 parsel 1 numaralı mesken ve …’da bulunan 65 ada 4 parsel 3 nolu mesken için katkı payı ve katılma alacağı olarak toplam 25.000 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ….tarihli dilekçesiyle isteğini 65 ada 4 parsel 3 nolu mesken için 20.000 TL ve 3095 ada 1 parsel için 4.000 TL olarak açıklamıştır.
Davalı vekili, davanın açıldığı tarihte davalı adına kayıtlı gayrimenkul bulunmadığı ve her iki taşınmazında davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın kabulü ile 3095 parsel 1 numaralı mesken için 4.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden ve 65 ada 4 parsel 3 numaralı mesken için 20.000 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 06.01.1982 tarihinde evlenmişler, 29.05.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 12.05.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihinden 4721 sayılı yasanın yürülüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 29.05.2009 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince, TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, davacı vekilinin 18.05.2012 tarihli açıklaması ve 65 ada 4 parsel 3 numaralı meskenin 18.10.2007 ve 3095 ada 1 parselin 04.06.1997 tarihinde davalı adına tescil edilmiş olmasına, her iki taşınmazında boşanma dava tarihinden kısa bir süre önce 23.03.2009 tarihinde elden çıkarılmış olmasına göre istek, 3095 ada 1 parsel yönünden 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında yasal mal ayrılığı rejiminin yürürlükte olduğu tarihte edinilen taşınmazın alımına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı ve 65 ada 4 parsel 3 numaralı mesken yönünden katılma alacağına ilişkindir.
TKM’nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mal varlığına ilişkin katkı payı talebinde bulunabilmek için somut olayda para ya da parayla ölçülebilen maddi bir katkının olduğunun kanıtlanması gerekli iken 4721 sayılı TMK’nun 202 ve devamı maddelerine göre taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu tarihte edinilen mal varlığına ilişkin davalarda, katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, yapılan araştırma ve toplanan delillere, 18.10.2007 tarihinde davalı adına tescil edilmişken boşanma dava tarihinden kısa bir süre önce satış yoluyla elden çıkarılan 65 ada 4 parsel 3 numaralı meskenin; kişisel mal olduğu TMK’nun 6 ve 222/ son maddesi uyarınca davalı tarafından usulüne uygun olarak kanıtlanmadığı ve boşanma kararının kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğine göre, Mahkemece 20.000 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalı vekilinin 3095 parsel 1 numaralı meskene yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konusu taşınmaz yukarıda açıklandığı üzere,04.06.1997 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edilmiş olmakla 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca davalının kişisel malıdır. Evlilik birliği içinde öğretmen olarak çalışan davacının bu taşınmazın edinilmesinde katkısının bulunduğuna ilişki yerel mahkemenin kabulü doğru olmakla birlikte, dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarından taşınmazın alımında kişisel mal niteliğindeki davalının annesine ait taşınmazın satılmasından elde edilen paranın kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde bu taşınmaza ait tapu kaydı, resmi akit tablosu ve para ödemeye ilişkin dekontların taraflardan ibrazı istenip, bu belgeler de gözönünde tutularak, tanıklardan taşınmazın satım bedeli ile bu bedelin ne kadarının dava konusu taşınmazın alımında kullanıldığının sorulup dava konusu taşınmazın atımındaki kişisel mal oranı saptanmalı, bu şekilde saptanan oran ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin çarpımı sonucunda kişisel mal miktarı tespit edilmeli ve tespit edilen kişisel mal miktarı düşüldükten sonra davacının geliri ile yapmış olduğu katkı oranı kalan miktar ile çarpılarak katkı payı alacağı hakkında bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.657,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.