YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14038
KARAR NO : 2014/9787
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … …n hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … …n müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesinin “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” hükmünü taşıdığı, aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğunun olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmünü içerip, aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu göz önüne alındığında yukarıda özetlenen âmir hükümler çerçevesinde cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1.a ve 5/1.b maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5395 sayılı Yasanın 5/1-a ve b maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuklar … ve İnan …n hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesinin “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” hükmünü taşıdığı, aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğunun olmadığı, ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinin “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmünü içerip, aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu göz önüne alındığında yukarıda özetlenen âmir hükümler çerçevesinde cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1.a ve 5/1.b maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
2-16.9.2008 günlü tutanağa göre, başka bir suç nedeniyle yakalanan suça sürüklenen çocuk … …n’un, samimi itirafta bulunarak, diğer suça sürüklenen çocuk … ile tarif ettiği sokak üzerinde bulunan bir evden 1 adet cep telefonu ile 1 adet kolye ve 1 adet yüzük çaldıklarını, yüzük ve değeri daha düşük olan cep telefonunu kendisinin alıp sattığını, kolye ve değeri daha yüksek olan cep telefonunu ise …’ın aldığını beyan ettiği, diğer suça sürüklenen çocuk …’un da atılı suçu kabul ederek kolyeyi sattığını ancak cep telefonunun evde olduğunu belirtip, hazırlık aşamasında suça konu cep telefonunu kendi rızası ile kolluk güçlerine iadesini sağladığı, müştekinin 17.7.2009 tarihli talimat mahkemesinde alınan ifadesinde çalınan eşyalarının şimdiye kadar kendisine iade edilmediğini beyan ettiği, suça sürüklenen çocuklar tarafından yapılan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediğinin müştekiye sorulmadığı, çıkarılan davetiye evraklarına bu hususta her hangi bir açıklayıcı şerh konulmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK nın 168/4. maddesinde yazılı bulunan emredici düzenlemeye aykırı olarak kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği müştekiden sorulmadan atılı suçtan her iki suça sürüklenen çocuk bakımından ceza indirimine gidilmesi yoluyla eksik ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocukların, kısmi iadeyi haklarında henüz kovuşturma başlamadan önce gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle aynı Yasanın 168/1 maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocukların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.