Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/17979 E. 2016/18454 K. 30.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17979
KARAR NO : 2016/18454
KARAR TARİHİ : 30.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve müşteki Belediye Başkanlığı vekilinin bir temyiz talebinin olmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1- TCK’nın 184/4. maddesi ”3.fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanmaması nedeniyle, suça konu yapının suç tarihinde belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı ve özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanarak, mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Sanığın suça konu binayı … isimli bir şahıstan 2009 yılında aldığını ve kendisini herhangi bir inşai faaliyette bulunmadığını savunması karşısında, binanın hangi tarihten beri sanığın kullanımında olduğu, binayı kimin ve hangi tarihte yapılmış olduğunun tespiti açısında varsa binanın yapımıyla ilgili bilgisi olan veya çevre konutlarda oturan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi, elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi tarihte kim adına tesis edildiğinin araştırılması, suça konu yere ilişkin önceki yıllara ait hava fotoğrafları veya uydu görüntülerinin temin edilmesi, gerektiğinde keşif icra edilerek bilirkişiden yapım tarihinin belirlenmesine yönelik teknik verilere dayalı rapor alınması ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
b- TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.