YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11691
KARAR NO : 2016/20222
KARAR TARİHİ : 03.11.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı üretici ile yapılan 20.07.2008 tarihli mandalina alım sözleşmesi ile henüz yetişmekte olan 160 ton ürün için 120.000 TL ödediğini, sözleşme ile eksik ürün teslimi halinde ödenen bedelin iadesinin kararlaştırıldığını, davalının eksik ürün teslim etmesi nedeniyle fazladan ödenen 35.240,81 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmeyle kararlaştırılan son kesim tarihi olan 15.11.2008 tarihine kadar ürünleri almaması nedeniyle ürünlerin zarar gördüğünü ve bu zarardan davacının sorumlu olduğunu, 15.11.2008 tarihinden sonra 06.12.2008 tarihine kadar 7 sefer daha ürün toplandığını, 15.11.2008 tarihine kadar 21.580 ton ürün topladığını bu tarihten sonra yaptığı ürün alımları ile davacının toplam 119.460 ton ürün topladığını, davacıya ürünleri alması için defalarca talepte bulunulmasına rağmen ekonomik krizi gerekçe göstererek ürünleri toplamadığını ve ürünleri çöpe atmak zorunda kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 35.193,62 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının temyizi üzerine dairemizin 04.02.2013 tarih ve 2012/24062 E., 2013/2212 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Davalının direnme kararını temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 2014/13-167 Esas 2015/2486 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmayıp, ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu ve yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin Özel Daireye ait olduğu gerekçesiyle dosya dairemize gönderilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, taraflar arasındaki mandalina alım sözleşmesine göre davacı tarafından davalıya yapılan peşin ödemeye rağmen eksik ürün teslimi nedeniyle fazla ödenen bedelin tahsiline ilişkin olup, davalı savunmasında sözleşmede kararlaştırılan sürede davacı tarafından ürünün toplanmaması nedeniyle ürünün zarar gördüğünü ve bu nedenle davacının kusurlu olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2013 tarih ve 2012/24062 E.-2013/2212 karar sayılı ilamı ile taraflar arasında imzalanan 20.07.2008 tarihli sözleşmede 160 ton satsuma cinsi mandalinanın satışı kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2. maddesinde satıcının taahhüt ettiği miktarda ürünü alıcıya teslimle yükümlü olduğu, teslim anına kadar hasarın satıcıya ait olduğu, kesim sonucunda teslim edilen ürünün satıcının taahhüt ettiğinden az olması halinde satıcının ancak teslim ettiği miktar kadar bedel talep edebileceği, fazla tahsilat yapmışsa iade edeceği, 5. maddesinde doğal afetlerden doğacak riskin satıcıya ait olduğu, 7. maddesinde ürünün yetişmesinden sonra kesimin alıcının belirleyeceği tarihlerde yapılacağının düzenlendiği ve sözleşmenin başlık kısmında da ürünün son kesim tarihinin 15.11.2008 tarihi olacağının kararlaştırıldığı, dava konusu ürünlerin kötü hava koşulları ve yağışları nedeniyle zarar görmesine bağlı olarak eksik teslim edildiğinin her iki tarafın ve mahkemenin kabulünde olduğu, meteoroloji kayıtlarıyla sabit olduğu üzere dava konusu ürünlerin zarar görmesine sebep olan yağışların sözleşmede belirlenen son kesim tarihi olan 15.11.2008 tarihinden sonra 18.11.2008 tarihinden itibaren başladığı, sözleşmenin 7. maddesinde ürünün kesim tarihinin alıcının belirleyeceği tarihlerde yapılacağının kararlaştırıldığı, alıcının talebine rağmen satıcı tarafından ürünlerin kesiminin yapılmadığının davacı tarafından ispat edilemediği, hal böyle olunca davacının müterafik kusurunun varlığının kabulü gerektiği ve tarafların sorumlulukların tespiti açısından kusur incelemesi için bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi için kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrasında verilen kararda; davalı tarafın sunmuş olduğu kantar fişleri ile görüldüğü üzere mandalina kesiminin Yargıtay bozma kararında belirtildiği üzere son kesim tarihi olan 15/11/2008 tarihinden sonra 18/11/2008 tarihinde başladığı iddiası sübut bulmadığı, 15/11/2008 tarihinden önce 07/10/2008 – 10/10/2008 arası 21580 kg mandalina kesimi yapıldığının 5 adet kantar fişinden anlaşıldığı, kötü hava koşullarından dolayı ürün hasatı yapamamasında davacıya kusur atfedilmesi ve müterafik kusur yükletilmesi haklı ve gerçekçi olmayacağı, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ekindeki kayıt ve bilgilerden 14/11/2008 tarihinden sonraki günlerde 17-18-19-20-21 -22-23-24-27-30 Kasım tarihlerinde şiddetli yağış olduğu, bundan dolayı davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle eski kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; Dairemiz bozma ilamında mandalina kesiminin sözleşmede kararlaştırılan son kesim tarihi 15.11.2008 tarihinden sonra başlaması bozma gerekçesi olarak gösterilmemiştir. Davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan son kesim tarihinden evvel kesim yapılarak ürün alınmakla birlikte, bu tarihe kadar kesimin tamamlanmaması ve bu tarihten sonra kötü hava koşulları ve yağışlar nedeniyle ürünlerin zarar görmesi nedeniyle davacının da kusurlu olduğunun kabulü gerekir. B.K. 98.maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödeyenin durumunu diğer bir suretle ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Bu durum karşısında, davaya konu olayda B.K. 44.maddesinin uygulanması açısından olay somutlaştırılmalı, tarafların iddia ve savunmaları, kanıtları göz önünde bulundurularak B.K. 44.maddesinin uygulanmasına etki yapacak subjektif nedenlerin belirlenmesi ile hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak tahakkuk edecek miktardan bir miktar indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. O halde, Mahkemece tarafların sorumlulukların tespiti açısından kusur incelemesi için bilirkişi raporu alınarak az yukarıda açıklanan hususlar da gözetilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 601,00 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.