YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3051
KARAR NO : 2016/19943
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanık …’in yaralama suçundan mahkumiyetine, tehdit suçundan beraatine, katılan sanık …’ın tehdit suçundan mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında …’ı yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık … hakkında …’ı tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında …’i tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın üzerine atılı tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile mağdur arasında 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
b) Sanık ile mağdurun aynı yerde askerlik görevini yapmakta iken, başka bir askere ait cep telefonunun çalındığı şüphesi ile mağdurun sanık ile konuştuğu, telefonunun bulunması üzerine sanığın kendisinden özür dilemesi gerektiğini söylediği mağdur ile bu nedenle tartıştıkları ve yargılamaya konu olayların gerçekleştiği anlaşılmakla; mağdurun kaybolan cep telefonunun sanık tarafından çalınmış olabileceğine dair çıkardığı dedikoduların sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik teşkil edip etmediğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.