Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/21790 E. 2016/14518 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21790
KARAR NO : 2016/14518
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ve Sosyal Güvenlik Kurumu vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı tarafca düzenlenmiş 15.10.2008 tarihli işe giriş bildirgesinin ve 15.10.2008-15.02.2009 tarihleri arasında geçen 122 günlük çalışmanın Kuruma bildirildiği, davalı işyerinin 01.08.2006 tarihinde yasa kapsamına alındığı, bordroların alındığı ancak beyanları alınan tanıkların nizalı dönemin tamamında çalışmasının olmadığı, dinlenen diğer tanıkların ise işyeri çalışanı olduklarının kendi beyanlarına dayalı olup, bu tanıkların da hizmet cetvellerinin alınmadığı, tanık beyanları arasında çalışma şekline ilişkin beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmeden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri davacının çalıştığı süreleri tam olarak belirlemeye elverişli olmadığından gerekirse, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, tanık olarak dinlenen işyeri çalışanlarının hizmet cetvelleri alınarak nizalı dönemde çalışmalarının olup olmadığı tespit edilmeli ve giderek … ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerenie göre davalı Kurum vekilinini temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
24.11.21016 gününde oy birliği ile karar verildi.