Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/16213 E. 2016/12180 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16213
KARAR NO : 2016/12180
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün, davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacı şirket adına Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, işlemden kaldırıldığı 29/03/2016 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde yinelenmemiş olması nedeniyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ancak davalı Kurum lehine 3.546,73 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.” hükmü yer almaktadır.
HMK’nın “Ön İnceleme ve Tahkikat” başlıklı 320. maddesine göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
Somut olayda mahkemece, ön inceleme aşaması tamamlanmadan önce işlemden kaldırılan ve takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği gözetilerek Tarifede belirlenen maktu ücretin yarısı olan 900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile nispi oranda vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 4. bendi tamamen silinerek yerine “Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan …’ye göre hesaplanan 900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06/10/2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.