Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/45050 E. 2016/18229 K. 28.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/45050
KARAR NO : 2016/18229
KARAR TARİHİ : 28.11.2016

Fuhşa teşvik ve aracılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227/2 (iki defa) ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 2 yıl hapis ve 200,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53/1. maddesinin a, b, d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde gösterilen haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2013 tarihli ve 2013/140 esas, 2013/652 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/11/2015 gün ve 2015/363135 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227/2. maddesi uyarınca hapis cezasının yanında hükmedilen iki kez 5 gün adli para cezasının aynı Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplandığı cihetle, bu şekilde iki kez 100,00 Türk Lirası adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde iki kez 5 gün adli para cezası toplanarak neticeten 200,00 Türk Lirası adlî para cezasına karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
5237 sayılı TCK’nın 61/8.maddesinde “Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur. ” hükmü yer almaktadır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında, kişi hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, madde metninde yer verilen hak yoksunluklarının uygulanacağı düzenlenmiş ve devam eden fıkralarında, “2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir. (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. ” hükümlerine yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümde adli para cezasının 5 gün karşılığı olarak belirlenmesinden sonra, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca 20.00 TL karşılığı paraya çevrilirken sonuç adli para cezasının iki kez 100.00 TL yerine, yazılı şekilde iki kez 5 gün adli para cezası toplanarak 200.00 TL olarak belirlenmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
Ayrıca, sanık hakkında fuhuş suçundan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanan TCK’nın 53. maddesi kapsamında, TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Fuhuş suçundan sanık … hakkında, …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2013 tarihli ve 2013/140 esas, 2013/652 sayılı kararının, CMK’nın 309.maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılıklar aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince; sanık hakkında, TCK’nın 227/2 ve 52/2. maddeleri gereğince hükmolunan 5 gün adli para cezasının karşılığı olarak, mahkemece bir gün karşılığı olarak belirlenen 20.00 TL den paraya çevrilerek, iki kez 100,00 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA,
3- Hüküm fıkrasına, “sanık hakkında TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ibaresinin EKLENMESİNE, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 28.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.