YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4486
KARAR NO : 2017/382
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar… ile … müdafiilerinin, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükmü 23.03.2016 günlü dilekçelerle yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak sanık … ve …’in cezaevi aracılığıyla göndermiş oldukları 25.03.2016 ve 20.06.2016 tarihli dilekçelerinde “temyizden feragat ve dosyalarının onanmasını istediklerini” belirtmeleri karşısında; dilekçe tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal eden ve temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edilen, bu sanıklar inceleme dışı bırakılarak sanık … Hammidi hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık … ‘nin yakalandıktan sonra kolluk güçlerine suça konu cep telefonu ve diz üstü bilgisayarın sanık … ile birlikte oturdukları evde olduğunu söyleyip bu şekilde eşyaların müştekiye iadesini sağladıkları; müştekinin ayrıca 750 TL parasının da sanıklarca yağmalandığını ileri sürmesi nedeniyle duruşmada sanık müdafiilerinin ve sanık … Talib’in parayı ödemek için süre talep ettikleri ve 750 TL paranın PTT aracılığı ile müştekiye teslim edildiği; müştekinin … Ağır Ceza Mahkemesinde talimatla alınan beyanında olay günü kendisinden alınan 750 TL para ve olay nedeniyle gördüğü psikolojik tedavi masraflarının sanık …’in ailesinin karşıladığını; sanık … yönünden etkin pişmanlık uygulanmasını kabul ettiğini; diğer sanıklar yönünden kabul etmediğini belirtmesine karşın son duruşmada tüm sanıklar yönünden şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle mağdura sanık … Hammidi hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK 168/3-1. cümlesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Müştekinin kollukta sanık …’i karnına bıçak dayayıp kendisinin İŞİD olduğunu söyleyen şahıs olarak teşhis ettiği; yine kovuşturma aşamasında talimatla alınan ilk beyanında sanıkların kendisine eğer polise gidersen seni boğarız, biz İŞİD’çiyiz dediklerini beyan ettiği; sanık … ‘nin soruşturma aşamasında ve sorguda “biz İŞİD’ciyiz diyerek tehdit edip cep telefonu ve parasını istediklerini” beyan ettiği anlaşılmakla; sanığın yağma suçunu var olan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işledikleri sabit olduğundan sanık … hakkında TCK 149/1-f bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince bozmanın 1. bendinin sanıklar … ve … yönünden sirayetine, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca sanık … nin kazanılmış hakkın korunmasına, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.