Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/20842 E. 2016/19776 K. 02.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20842
KARAR NO : 2016/19776
KARAR TARİHİ : 02.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı …, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ancak ücretini alamadığını ileri sürerek, 14.02.2013 havale tarihli dilekçesiyle ıslahen, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1.650,00 TL alacağının davalıdan tahsilini istemiş; birleşen dava ile davacı …, davalıya lambir döşeme ve kitaplık yaptığını ancak ücretini alamadığını ileri sürerek, 14.02.2013 havale tarihli dilekçesiyle ıslahen, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 7.670,00 TL alacağının davalıdan tahsilini istemiş; birleşen dava ile davacı … davalıya fotoselli kapı, aliminyum doğrama, ısıcam işi yaptığını ancak ücretini alamadığını ileri sürerek, 14.02.2013 havale tarihli dilekçesiyle ıslahen, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, 9.100,00 TL alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı … yönünden, davanın kısmen kabulü ile 1,500,00TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı … yönünden, davanın kabülü ile 9.000,00TL’den taleple bağlı kalınarak 7.670,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; davacı … yönünden, davanın kısmen kabulü ile 7.500,00TL ‘nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılardan Hıfzı ve Hikmet Nuri ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, eldeki davada davalıya verdikleri hizmetin bedelini istemişlerdir. Mahkemece dosyaya kazandırılan 26.04.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın birim fiyatlarına göre inceleme yapılmış, davacı …’nın toplam alacağının 2.866,96 TL, Adem’in alacağının 8.303,32 TL, Hikmet Nuri’nin alacağının 10.345,39 TL olduğu belirtilmiştir. Yine dosyaya kazandırılan 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise serbest piyasa araştırmasına göre inceleme yapılmış, davacı …’nın toplam alacağının 1.500,00 TL, Adem’in alacağının 9.000,00 TL, Hikmet Nuri’nin alacağının 7.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Davacılar tarafından 26.04.2013 tarihli bilirkişi raporunun esas alınması istenilmiş ise de, mahkemece 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
1-Davacı …’nın temyizi yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.’nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890.00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı …’nın temyize konu ettiği bedel karar tarihi itibariyle 1.890.00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle davacılardan Hıfzı yönünden miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacı …’nın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılardan Hikmet Nuri ve davalının temyizi yönünden ise; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacılardan Hıfzı’nın temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenle, davacılardan Hikmet Nuri ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.