YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6158
KARAR NO : 2016/14063
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1984 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1984 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 12.04.1966 doğum tarihli davacının dava dilekçesinde babasının yanında 1 ay kadar çalıştığını, daha sonra eğitim için işyerinden ayrıldığını beyan ettiği, davacı adına düzenlenen 01.10.1984 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu, davalı Kurum tarafından işe giriş bildirgesini düzenleyen işyeri tarafından dönem bordrolarının verilmediğinin bildirildiği, zabıta tarafından da komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediğinin bildirildiği, tanık olarak dinlenilen davacının babası tarafından; pervane brülör döküm işi yapılan işyerinde davacının 4-5 gün kadar çalıştığının beyan edildiği, diğer davacı tanığı tarafından da; kendisinin de döküm işi yaptığının, davacının babasının işyerine 1 km mesafede işyeri olduğunun, davacının babasının işyerine gidip geldiği için davacıyı boş zamanlarında babasının yanında çalışırken gördüğünün, para alıp almadığını bilmediğinin beyan edildiği, dosyada mevcut ve davacı tarafından … Üniversitesi … Fakültesi …Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü’ne sunulan 08.10.1984 tarihli dilekçede davacı tarafından; beden eğitimi derslerine katılmak istediğinin bildirildiği ve bu dilekçede adres olarak Tekirdağ’da bir erkek öğrenci yurdunun gösterildiği, yine 12.10.1984 tarihli dilekçede de davacının adresinin erkek öğrenci yurdu olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri babasına ait olup ağır işlerden sayılan bir döküm işyeridir. Öte yandan; davacı tarafından dava dilekçesinde işe giriş bildirgesinin düzenlendiği işyerinde 1 ay kadar çalıştığı beyan edilmiş, işe giriş bildirgesinde davacının çalışmasının 01.10.1984 tarihinde başladığı bildirilmiş ve bildirge davalı Kurum’a 26.10.1984 tarihinde ulaşmıştır. Ancak; dosyada mevcut ve davacı tarafından … Üniversitesi… Fakültesi … Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü’ne sunulan 08.10.1984 tarihli ve 12.10.1984 tarihli dilekçelerden; davacının üniversite öğrencisi olduğu ve 1984 yılı Ekim ayı içerisinde Tekirdağ’da bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı adına işe giriş bildirgesi düzenlenmişse de dosya kapsamından söz konusu bildirgenin, davacının babası tarafından davacının sigorta başlangıcı elde etmesine yönelik olarak düzenlendiği, bildirgenin düzenlendiği ve davacının çalışmasının bulunduğunun iddia edildiği tarihler de davacının 17 yaşında olup üniversite öğrencisi olduğu ve …’da bulunduğu, davacının yukarıda anılan şekilde eylemli çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan