YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33691
KARAR NO : 2016/18458
KARAR TARİHİ : 30.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde silahla ateş etme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
a- Sanık …’a yükletilen korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde silahla ateş etme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında daha ağır cezaya ilişkin mahkumiyet hükmü bulunmasına karşın, hafif olan başka bir ilam tekerrüre esas alınmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re’sen gözetilmesi mümkün görüldüğünden, bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLER ONANMASINA,
b- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyizinde;
TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörülmüştür. Somut olaya ilişkin katılan polis memurlarınca düzenlenen tutanakta her iki sanığın da suça konu tüfeği vermemek için katılanları iteklediklerinin ve gerekli işlemler için karakola götürülmek istendiklerinde sakinleşmeyerek alkol aldıkları masada bulunan şişe ve bardakları kırdıklarının belirtilmesi, katılan …’nun aşamalarda her iki sanığın silahı vermemek için elleriyle iteklemek ve masa üzerinde bulunan bardak ve şişeleri kırmak suretiyle direndiklerini aktarması, diğer katılanların da soruşturma aşamasında benzer şekilde beyanlarının olması karşısında, … dışındaki olayın aynı zamanda tanığı konumunda bulunan katılanların duruşmadaki beyanları ile tam olarak örtüşmeyen soruşturma aşamasındaki anlatımları arasındaki çelişkiler giderilip, diğer tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık … yönünden yeterli delil olmaması, sanık … bakımından ise suçun unsurlarının oluşmadığı şeklindeki eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.