Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/14231 E. 2016/20103 K. 07.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14231
KARAR NO : 2016/20103
KARAR TARİHİ : 07.12.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Müştekinin 15 yaşından büyük olup dosyada mevcut 06.03.2013 tarihli müzekkere cevabı ile duruşmadan haberdar olduğu halde, duruşmalara gelmeyerek kamu davasına katılma yönünde iradesini ortaya koymadığı anlaşılmakla, müştekinin 5271 sayılı CMK’nin 260. maddesi uyarınca kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından ve müştekiye atanan zorunlu vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, mağdur beyanı, adli rapor ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdura bıçak ile iki kez vurarak onu yaraladığı sabit ise de , mağdurda yaşamsal tehlike oluşturan ve dalağının alınmasına neden olan darbenin tek olduğu, diğer yaralanmanın ise basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte olduğu, mağdur ile sanık arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı,sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği, eylemine devam etmesine engel bir halin bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda; mahkemenin, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu hususundaki kabul ve uygulamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK’nin 86/1,8,87/1-d maddeleri gereğince belirlenen 6 yıl hapis cezasından aynı yasanın 29. maddesi uyarınca (1/4 )oranında indirim ile 4 yıl 6 ay hapis cezası yerine 4 yıl 8 ay devamında aynı yasanın 62. maddesi gereğince (1/6) oranında yapılan indirim ile 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi ile ilgili kısmındaki ” 4 yıl 8 ay” ibaresinin ” 4 yıl 6 ay” , 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi ile ilgili kısmındaki ” 3 yıl 10 ay 20 gün” ibaresinin ” 3 yıl 9 ay” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.