YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12092
KARAR NO : 2016/18697
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Soruşturma aşamasında ifadelerine başvurulan tanıklar …, … ve … kovuşturma aşamasında dinlenmeden ve sanığın atılı suçu işlediğini gösteren delillerin nelerden ibaret olduğu kararda açıkça gösterilmeden, CMK’nın 230/1-b maddesine aykırı olarak, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanık hakkında, …’a yönelik benzer nitelikteki eylemlerinden dolayı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 30.04.2012 tarihli iddianame ile açılan başka bir davanın bulunması karşısında, bu dava dosyası getirtilip hukuki kesintinin bulunup bulunmadığı, her iki dosyanın birleştirilip birleştirilemeyeceği hususları değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve mağdurun uğradığı manevi zararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi ve sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının da hüküm niteliğinde olmaması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanık hakkında katılanın şikayetçi olduğu ve zararının aynen tanzim edilmediği, sanığın tekerrüre esas teşkil etmeyen birden fazla sabıkasının oluşu, suç işlemeye meyilli oluşu, kastının yoğunluğu dikkate alınarak”biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.