YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6217
KARAR NO : 2014/23057
KARAR TARİHİ : 18.11.2014
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı vekilinin 25.07.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle gözaltına alındığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davanın niteliği gereği davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’un 318. ve CMK’nın 299/1. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Tazminat davasının dayanağı olan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2007/725 Esas – 2008/562 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) 2911 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan, 08.10.2007 – 09.10.2007 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 26.04.2013 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 27.07.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış; 25.07.2013 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına 13.08.2013 olarak yazılması ve gerekçeli karar başlığına son duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının adının, soyadının ve sicilinin yazılmaması; mahallinde düzeltilmesi ve tamamlanması mümkün yazım yanlışlığı ve eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, ancak;
Davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazma ücretine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün vekalet
ücretine ilişkin 3. bendinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine, 3. bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.640 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Dairemizin manevi tazminata ilişkin yerleşmiş uygulamalarına göre aylık 1000 – 1500TL manevi tazminat kabul görmekte iken, bir gün gözaltında kalan davacı için hükmedilen 500 TL manevi tazminat faizi ile birlikte 750 TL olmakta ve aylık 22500 TL’ye tekabül etmekte olduğundan, çok fazla olması nedeniyle mahalli mahkeme kararının bozulması gerekir.