YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2694
KARAR NO : 2014/5359
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davada bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâliyle takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
…-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
…-İİK’nın 67/II. maddesinde, itirazın iptâli davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, alacaklının talebi ile borçlunun, hükmolunan meblağın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir. Bu maddeye göre borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Alacak miktarı likid değilse borçlunun itirazında haksızlığından sözedilemez. Somut olayda takibe konu yapılan miktar her ne kadar faturalara dayanmakta ise de, davalı davaya cevabında teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu, ayıp nedeniyle zarara uğradığını, bir kısım zararlara ilişkin kestiği reklamasyon faturalarının da davacı yanca kabul edildiğini savunmuş, mahkemece davacının talep etmekte haklı olduğu alacak miktarı davalının savunmaları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişi incelemesiyle belirlenmiştir. Bu durumda alacağın likid olduğu ve davalı borçlunun itirazında haksız bulunduğu kabul edilemez. Mahkemece koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici …. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatı kaldırılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda …. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, …. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm fıkrasının … nolu bendin üçüncü paragrafındaki ”Asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” cümlesinin karardan çıkarılarak yerine “Koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren … gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine ….09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.