Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/4989 E. 2014/19501 K. 13.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4989
KARAR NO : 2014/19501
KARAR TARİHİ : 13.10.2014

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : Beraat

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, bacanağı olan katılandan bir miktar borç alarak, borcuna karşılık teminat olarak devrettiği ve borç ödendiğinde geri almak üzere anlaştığı taşınmazının, katılan tarafından geri verilmeyip, kendisinden yüksek miktarda faiz istendiğini iddia eden sanığın, 2006 yılı Mart ayında, iş yerinde bulunduğu esnada, yanına gelen katılan ve onun avukatıyla yaptıkları söyleşiyi gizlice kaydedip, söz konusu ses kaydını, katılan aleyhine açtığı inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasına ibraz ettiği, ayrıca, sanığın, katılanın tefecilik yaptığı iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasını müteakip, katılan hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçlarından kamu davaları açıldığı olayda;
Şikayete konu ses kaydının çözümüne ilişkin 07.02.2013 tarihli bilirkişi raporu, anılan raporda yer alan konuşmalar, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, yeni bir delil elde etmek amacıyla değil, kendisine haksız bir saldırıda bulunulduğu düşüncesine kapılmasının ardından ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken katılanla olan görüşmelerini kaydettiği anlaşılmakla,
Sanığın, katılanın tefecilik suçunu işlediğine ve kendisinin de bu suçun mağduru olduğuna ilişkin iddiasını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekillerinin sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.