YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7777
KARAR NO : 2014/26407
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Temyiz dilekçesinde, 23.09.2008 günlü karar ile haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen … ve …’nin isimlerinin de belirtildiği görülmüş olmakla birlikte, temyize konu 01.02.2012 günlü karar sanık … hakkında verildiğinden, adı geçen sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 18.05.2007 yerine yanlış gösterilmesi yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş; oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın, alışveriş merkezinde bulunan 3 ayrı mağazadan gerçekleştirilen eylemlerden sonra alışveriş merkezi çıkışında suça konu eşya ile birlikte yakalandığının anlaşılması karşısında, hırsızlığa konu eylemlerin bu süreçte tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinin c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, “kendi alt soyu” yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin
bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.