Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/7736 E. 2014/13383 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7736
KARAR NO : 2014/13383
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/11/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/01/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davalı … tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 10 yıldan fazla hapis cezasına mahkum olmakla yasal kısıtlılık altına girmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Böylece Avukat …’ın ceza kararının kesinleşmesinden itibaren davalı yasal kısıtlıyı temsil yetkisi kalmamıştır. Bu nedenle davalı yasal kısıtlıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır. Şayet bu işlemler yapılmamışsa ve hükümlü şartla salıverilmemişse öncelikle bunlar tamamlattırılmalı ve sonra kararı temyiz eden avukatın vasiden alacağı vekaletnameyi ibraz etmesi istenilmelidir. Vekaletname verilmezse, mahkeme ilamı vasiye “kanuni süre içinde vasinin mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde yetkisiz vekil tarafından yapılmış olan temyize icazet (muvafakat) vermiş sayılacağı; temyize icazet (muvafakat) vermiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” şerhini ihtiva eden bir tebligatla tebliğ olunmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
SONUÇ: Dosyanın gösterilen nedenle mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE 20/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.