YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28237
KARAR NO : 2014/20079
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanıklar … ve … hakkında; beraat
Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın mahkumiyetine, sanıklar … ve …’nun beraatlerine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı, ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Üst Cumhuriyet savcıları ile mahalli Cumhuriyet savcılarının sulh ceza mahkemesi kararlarını 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz etmelerine ilişkin düzenlemeye kıyasen, asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının kanun gereği hazır bulunmadığı süreç içerisinde verilen kararlarda temyiz süresinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararıyla 1 ay olduğunun kabul edilmesi nedeniyle, 27.01.2012 tarihinde tefhim edilen hükme karşı 27.02.2012 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulması gerekirken, 16.04.2012 tarihinde yapılan temyiz istemi süresinde bulunmadığından, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Katılanın, sanıklar hakkında kurulan hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
A-Sanık …’nun beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın banka ile yapılan sözleşme gereği, ateşci belgesine haiz öleni bankanın temizlik ve kalorifer sisteminin çalıştırılmasında görevlendirdiği, elektrik tesisatının işleyişi ve teknik arızaların giderilmesi hususunda teknik takip ve gözetim görevi olmaması karşısında, meydana gelen olayda, sanığa yüklenecek kusur bulunmadığından mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemekle;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,
B-Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Sanık …’ın 01.06.2006 tarihinde … İşletme Müdürlüğü’ne yazdığı yazı ile bankanın elektrik iç tesisatının kontrol edilmesini istediği ve 04.06.2006 tarihinde Tedaş yetkilerince kontrol edilerek tesisatın uygun olduğu görüşü verildiği ve olayın meydana geldiği tarihe kadar yaklaşık bir yıl içinde Tedaş yetkililerince kontrolün yapılmadığı ve banka şube müdürü sanığın da Tedaştan kontrol talebinde bulunmadığı, olaydan 3 ay önce kaynak ustası olduğunu beyan eden ve elektrik işinde ehliyet ve yetkisi olmayan sanık …’a otomatik şamandıra tesisatını yaptırdığı, mevcut tesisatta uyulması gerekli mevzuat hükümlerinin uygulanması hususunda gerekli hassasiyeti göstermediği, su şamandırasına giden faz kablosunun izolesinin hasarlı olduğunun açıkça görülmesine ve bunun tehlikeli olacağının bilinmesine rağmen gereken tedbirleri almadığının anlaşılması karşısında; sanığın, sanık … ile birlikte eşit kusurlu olduğu yönündeki 03.05.2010 tarihli bilirkişi raporu oluş ve dosya kapsamına uygun olup, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
b)Sanık …’ın, kaçak elektrik akımına sebebiyet veren su seviye şamandırası elektrik bağlantısının hatalı yapılmasında, tesisatta enerjiyi kesmesi için motor, faz koruma ve kaçak akım rölesi kullanmaması, mevcut sistemin bağlı olduğu K tipi sigortanın ise elektrikli durumlarda sistemi kapatmaması ve sistemde kaçak elektrik oluşmasında hiçbir güvenlik tesisatının ve şalt malzemenin kullanılmaması ve kullanılması gerektiği hususunda yetkili kişiyi uyarmaması nedeniyle banka müdürü sanık ile eşit kusurlu olduğu yönündeki 03.05.2010 tarihli heyet bilirkişi raporu dosya oluş ve kapsamına uygun olmakla; eşit kusurlu bulunan sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
1- Sanık … hakkında atılı suçtan hükmolunan temel cezanın tayininde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.07.2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı gibi taksirli suçlar açısından “kastın yoğunluğu” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık … hakkında anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.