YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14086
KARAR NO : 2014/16764
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları …ın, ilk eşi … intikal eden taşınmazlarla ilgili olarak ilk eşinden olma davalı kızı ile tapuda yaptıkları rızai taksim neticesinde 12 ada 19 ve 20 parsel (imar uygulaması ile 2199 ada 1 parsel olan) sayılı taşınmazların davalıya, 79 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payın ise miras bırakan adına tescil edildiğini, anılan taşınmazlar arasında değer yönünden aşırı fark bulunduğunu, miras bırakanın bu işlemi yapmakta menfaatinin bulunmadığını, miras haklarının azaltıldığını, anılan işlemin kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, taksim işlemi yapılmamış olsa miras paylarının daha fazla olacağını ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, çekişmeye konu taşınmazların miras bırakan annesinden kaldığını, 79 ada 2 nolu parselin tamamını annesi satın aldığı halde ½ payını babası üzerine yazdırdığını, taksimin yapıldığı tarihte miras bırakan babasının hatırını kıramayıp kıraç tarım arazilerini alıp o dönem değeri yüksek olan diğer taşınmazdaki payını ona devrettiğini, kendisine isabet eden yerlerin imar uygulaması sonunda değerlerinin arttığını, 24.02.2010 tarihinde de kat karşılığı yükleniciye verip karşılığında daireler alacak olması sebebi ile eldeki davanın kötüniyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 40 yıl önce yapılan taksim işlemi sırasında tarımsal açıdan değerli olmayan taşınmazların davalıya bırakıldığı, miras bırakanın ise ikamet ettiği ve şehir merkezinde bulunan evi tercih ettiği, akit tarihinde paylaşılan taşınmazlar itibariyle büyük bir oransızlık bulunmadığı, öte yandan ikinci evliliğini yapan ve son eşinden de iki çocuğu olan murisin ilk eşinden olma çocuğu lehine mal kaçırmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 4.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … ile diğer temyiz eden vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; mal paylaşımında eşitliğin aranmayacağı da gözetilerek muvazaa iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, harcı tamamlanan değer üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraf vekilleri için vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine ve aşağıda yazılı 0,90 .-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan, 25,20 TL onama harcının da temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.