YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/214
KARAR NO : 2017/498
KARAR TARİHİ : 21.02.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM :TCK’nun 81, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası
TCK’nun 81, 35, 53. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası
TCK’nun 179/3, 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm kısmında teşebbüs uygulaması yapılırken 5237 sayılı Yasanın 35. maddesinin belirtilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktul …’yi kasten öldürme, mağdur …’yi kasten öldürmeye teşebbüs ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık … müdafiinin eksik incelemeye, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin suçun niteliğine ve ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulamalar Kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümlerinde yer alan TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK’nun 53/1-2-3. maddesinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, kısmen res’en de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 21/02/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
21/02/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ‘nun yokluğunda 23/02/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.