YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6369
KARAR NO : 2017/975
KARAR TARİHİ : 13.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … v.d.
Taraflar arasındaki ehliyetsizlik ve gabin nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.12.2015 gün ve 2015/11492 Esas, 2015/11603 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yanılma, aldatma, aşırı yararlanma ve taşınmazın aile konutu olduğu iddialarına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuş, davalı … ise davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın satıcısı olan davalı …’nin satış tarihinde kısıtlanmış olmadığı, davacı eş olan …’nin satıştan haberi olduğu ancak satış bedelinin kendisine verilmemesi nedeniyle davayı açtığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın 28.05.2012 tarihinde satış suretiyle davalı … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı …’in bu taşınmazla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu bağımsız bölümün davalı eş … tarafından davalı …’ye satılarak tapudan devredildiği davacının da kabulündedir. Davacının yanılma, aldatma, aşırı yararlanma sebebi ile tapu iptal ve tescil davası açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddi doğru değildir.
Davacı, ayrıca “aile konutu” olarak kullandıkları taşınmazın “açık rızası” alınmadan eşi tarafından üçüncü kişiye devredildiğini ileri sürerek üçüncü kişi
üzerindeki tapu kaydının iptali ile mülkiyetin önceki haline iadesine karar verilmesi istediğine göre bu talep; Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesine dayanmakta olup, aile hukukundan doğmaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5133 sayılı Kanunla değişik 4/1. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere, ikinci kitabından (m. 118-395) kaynaklanan davalara aile mahkemelerinde bakılır. Davacının, aile konutu olduğundan taşınmazın tapusunun iptaline ilişkin davasının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 167. maddesi gereğince bu davadan ayrılarak yeni bir esasa kaydedilmesi, görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Her ne kadar dilekçeler aile mahkemesi sıfatı ile verilmişse de, davaya aile mahkemesi sıfatı ile bakıldığı anlaşılamamaktadır.
Kararın yukarıdaki gerekçe ile bozulması gerekirken sehven düzeltilerek onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzelltme itirazları doğrultusunda yeniden yapılan inceleme sonucunda hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 14.12.2015 tarihli ve 2015/11492 esas 2015/11603 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıdaki gerekçe ile BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 13.02.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
K A R Ş I O Y
Mahkemece yapılan yargılamaya toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak onanmıştır.
Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’nın 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşüncesindeyim. Sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.