YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8987
KARAR NO : 2017/1875
KARAR TARİHİ : 23.02.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece, verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Yüzde sabit iz veya sürekli değişiklik oluşup oluşmadığına ilişkin raporun Adli Tıp uygulamalarına göre, olay tarihinden en az altı ay geçtikten sonra düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, şikayetçi …’ın yaralanmasının yüzde sabit iz ve sürekli değişiklik niteliğinde olduğuna ilişkin, olay tarihinden yaklaşık iki ay sonra düzenlenen, ……. Hastanesi Baştabipliği’nce düzenlenen 11/09/2013 tarihli raporun hükme esas alınması,
2) Sanığın, şikayetçinin olay günü takım temizliği yapılırken “dün akşam yediğin b..ları ben temizledim” demesi üzerine eylemi gerçekleştirdiğini savunması, şikayetçinin ve tanık ….’nın askeri savcılıkta alınan beyanlarının sanık savunmasını doğrulaması karşısında, sanığın cezasında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
4) Sanığın eylemi sonucu, şikayetçinin yüzünde sabit ize ve kemik kırığı oluşmasına neden olacak yaralandığı, sanığın en ağır cezayı içeren yaşamsal tehlikeye neden olan yaralama eyleminden cezalandırılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 87/1.c, son ve 87/3. maddelerinin birlikte uygulanması sureti ile fazla ceza tayin edilmesi,
5) Sanığın eylemi sonucu meydana gelen yaralanmada, birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesine göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme uygun BOZULMASINA, 23/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.