Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/18464 E. 2014/17219 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18464
KARAR NO : 2014/17219
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, adli sicil kaydında yer alan Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.4.2009 tarihinde kesinleşen 2008/57-259 Esas-Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması mümkün görülmüş; 08.10.1992 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını bitirmediği, 12.5.2010 günlü oturumun kapalı yerine açık yapılması, giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamından; müştekinin gözetimi altında bulunan oğluna ait konuta, kimliği belirsiz kişilerce girilerek, 2 adet fırın, semaver, elektrikli soba, nevresim takımı, yastık, yorgan ve kilim çalındığı, tahkikat devam etmekteyken, mutfakta yeri değiştirilen kupa bardak üzerinden elde edilen parmak izlerinin suça sürüklenen çocuk … ve yaşı nedeniyle davası ayrı görülen …..’ya ait olduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun, … ve… ile birlikte eve girip bir şeyler yediklerini kabul ettiği, ancak kendisinin her hangi bir eşya çalmadığı yolunda savunmada bulunduğu, 17.2.2010 tarihli tutanağa göre, ….’nın, … ve…’ün, adres bilgilerini verdiği tavuk ızgara dükkanı bulunan bir şahsa fırın sattıklarını söylediği, tarife konu yerin hakkında TCK nın 165. maddesinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ….’a ait olduğunun tespit edilerek …’in rızası ile teslim ettiği 1 adet fırının soruşturma aşamasında müştekiye iade edildiği, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, yakalama tutanağına göre her hangi bir yer göstermesinin olmadığı, pişmanlık da getirmediği gibi müştekiden çalınan diğer eşyaların iadesi konusunda her hangi bir çabasının bulunmadığı, fırını satın alan …’dan satış sonucu elde edilen değerin de iade edilmediğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki tebliğnamede yer alan görüşe iştirak edilmemiş olup, suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle davaları ayrı devam etmekte olan …. ve… ile birlikte konut dokunulmazlığını bozma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan kurulan hükümde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; uygulanma yeri olduğu halde uygulanmayan TCK nın 119/1-c maddesi ile ceza arttırımına gidildiğinde, aynı Yasanın 31/3 maddesi uygulanmak suretiyle 1 yıl 4 ay hapis cezası olarak belirlenecek sonuç cezanın TCK nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilme kapsamı dışında kalacağı, önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan suça sürüklenen çocuğun ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan eksik olarak hükmedilen 8 ay hapis cezasının TCK nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi yönünde bozma talep eden düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafiinin ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilmesi; bakiye 5,00 TL davetiye giderinin ise 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından zorunlu müdafii gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ‘bu dava sebebiyle yapılan 5,00 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.