Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/2792 E. 2014/25875 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2792
KARAR NO : 2014/25875
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
Mala zarar verme suçundan dolayı doğrudan tayin edilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, 5237 sayılı TCK.’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye ve 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26 maddesi ile 5320 Sayılı kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca, doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanık …’nin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’nin temyiz talebi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanık … …(…) hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince ise:
Sanığın gerçek kimlik bilgileri belirlendikten sonra sonucuna göre, mala zarar verme suçundan dolayı kurulan hükümden dolayı yazılı emir kanun yoluna gidilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Soruşturma aşamasında yakalanan ve kendisini …(…) olarak tanıtan sanığın alınan parmak izlerinden kollukça yapılan sorgulama sonucu düzenlenen 13.09.2012 tarihli mukayese raporunda,…’la parmak izlerinin aynı, kimlik bilgilerinin ise farklı olduğunun belirlendiğinin ve hükümden sonra UYAP ortamında dosyasına aktarılan 02.04.2013 tarihli … Emniyet Müdürlüğü’nün üst yazıları ile
ekindeki ekspertiz raporu içeriğine göre, dosya kapsamında kan numunesi alınarak yapılan DNA incelemesinde, sanık …’ın gerçekte … olduğunun tespit edildiğinin ve ayrıca, …’nin hükümlü olarak bulunduğu cezaevi idaresi aracılığıyla UYAP ortamında göndermiş olduğu 21.02.2014 tarihli samimi itiraf başlıklı yazıya göre, yakalandığında araması olduğu için ağabeyi …’nin kimlik bilgilerini verdiğini ve bu kimlik bilgileriyle tutuklanıp cezaevinde kaldığını, ağabeyi adına kararı temyiz ettiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın gerçek kimliğinin tespitinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … …(…) ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.