YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14586
KARAR NO : 2014/6440
KARAR TARİHİ : 07.04.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın gerçekte evli olup, kendisini katılana bekar ve zengin birisi olarak tanıttıktan sonra, evlenmek amacıyla ailesinden isteyerek arkadaşlık ilişkisi kurduğu, daha sonra, “kuyumcuda 49.000 TL altın yatırımım var, sen de yatırımını altın olarak yap” diye tavsiyede bulunup, değerlendirmek üzere 3.000 TL parasını aldığı, katılanın araştırmada sanığın evli olduğunu öğrenerek, parasını geri istediğinde iade etmeyerek mal edinmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-) Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-) TCK’nın 50/4 maddesi hükmü karşısında, sanığa tayin olunan 5 ay kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş bulunması karşısında, 53/1. maddesindeki hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümde yer alan “180, 150 gün ve 3.000 TL adli para cezası” ibarelerinin çıkartılarak yerine “5, 4 gün ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve hükümde yer alan “53/1. maddesine ilişkin haklardan yoksun bırakılmasına dair paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılmasına”, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/04/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.