YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9152
KARAR NO : 2014/12246
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan dedesi n 56 ve 874 parsel sayılı taşınmazlarını saklı payı zedelemek kastıyla davalıya vasiyet ettiğini ileri sürerek, tenkis isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın HUMK’nun 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma istemi değer yönünden rededilerek gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Avukatlık Kanunu’nun 41. Maddesine göre vekilin görevinin, istifa dilekçesinin müvekkiline tebliğ tarihinden itibaren 15 gün daha devam edeceği, eldeki davada vekilin istifa dilekçesini mahkemeye verdiği, müvekkili olan davacıya tebliğ için de masraf yatırdığı, nevarki davacıya istifa dilekçesinin tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu durumda vekilin davayı takip ederek dosyaya masraf yatırması ve yeniden istifa dilekçesinin müvekkili davacıya tebliğini sağlaması gerekirken, vekilin davayı takipsiz bırakması nedeniyle mahkemece yapılan işlem bulunmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğuna göre davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 23.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(muhalif)
-KARŞI OY-
Davacı, 10.12.2001 tarihinde Mahkemesine tenkis isteğiyle dava açmış, mahkemece verilen yetkisizlik kararı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nce 10.04.2003 tarihinde onondıktan sonra davaya yetkili Mahkemesinde devam edilmiş, davacı vekili 08.12.2004 günlü dilekçeleri ile davacının vekilliğinden istifa ettiğini bildirmiş, mahkemece davacıya vekilinin istifa ettiğini bildirir tebligat yapılmış ancak tanınmadığından bahisle tebliğ gerçekleştirilmemiş, 01.02.2005 günlü oturuma taraflar katılmadığından HUMK’nun 409.maddesi uyarınca dosya işlemden kaldırılmış, üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle 3.5.2005 gününde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacıya bizzat mernis adresinde (çekilmeye ilişkin tebligatın yapıldığı adresten başka bir adrese) tebliğ edilmiş ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzüre vekilin, vekillikten istifa etmesi (çekilmesi) ile davadaki vekalet görevi son bulur. Ancak Avukatlık Yasasının 41.maddesine göre, belli bir işi takipten yada savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumun müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder. Bu onbeş günlük süre içinde mahkemece, istifa eden vekilin huzuru ile yargılama yapamaz. Mahkemenin her halde istifa eden vekilin müvekkiline tebligat yaparak onu duruşmaya çağırması ve tebligatta asile vekilin istifa ettiği bu nedenle duruşmaya çağırıldığının açıkça bildirilmesi gerekir. Bu tebligat üzerine asıl yada yetkili kıldığı başka bir vekil duruşmaya gelirse yargılamaya devam olunur, gelmezse yargılama asilin yokluğunda sürdürülür.
1086 sayılı HUMK’nun 68 ve 6100 sayılı HMK’nun 82.maddelerine göre de vekilin istifasının asile bildirilmesi zorunludur.
Yine 1086 sayılı HUMK’nun 409, 6100 sayılı HMK’nun 150.maddesine göre “usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde davanın taraflarından hiçbiri duruşmaya gelmezse (yada bir taraf gelip de davayı takip etmiyeceğini bildirirse) dava yenileninceye kadar işlemden kaldırılır.
Somut olaya yukardaki ilkeler uyarınca bakıldığında, vekilinin istifa ettiği davacıya usulünce tebliğ edilmeden yokluğunda davanın sonuçlandırılmasının hak ihlaline yol açacağı bu nedenle usuli işlemlerin yerine getirilmesi için hükmün bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.