Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/14023 E. 2014/16765 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14023
KARAR NO : 2014/16765
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı ile birleşen davada davacılar, miras bırakan teyzeleri …’in kat irtifakı kurulu 2658 ada 376 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu meskenini 16.09.2008 tarihinde satış suretiyle davalı yeğenine devrettiğini, davalının alım gücünün bulunmadığını, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, miras bırakanın meme ve kemik kanseri olduğunu, ölümünden önceki son 14 ayını kendi evinde yatalak olarak geçirdiğini, ondan önce hastabakıcının baktığını, murisin 13.000.-TL borçlanması üzerine dava konusu yeri sattığını ve alıcı çıkmayınca taşınmazı 67.500.-TL bedelle satın aldığını, davacıların ise miras bırakanı arayıp sormadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bedeller arası farkın tek başına muvazaayı göstermediği, miras bırakanın büyük ihtimalle davalının kendisine yaptığı hizmetleri ve sarf ettiği emeği karşılığı temlikte bulunduğu, mirasçılardan mal kaçırmanın amaçlanmadığı, tamamen insani düşüncelerle hareket ettiği sonucuna varıldığı, başka bir deyişle murisin davalıya bağış yaptığı, öte yandan tenkis isteği yönünden de davacıların Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesinde sayılan saklı pay sahibi mirasçılardan olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 4.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi …’ın tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan …’in kat irtifakı kurulu 2658 ada 376 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu meskenini 16.09.2008 tarihinde satış suretiyle davalı yeğenine devrettiği, 1944 doğumlu olan miras bırakanın 27.05.2009 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak kendisinden önce ölen kardeşi … olma yeğenleri olan davacılar, yine kendisinden önce ölen kardeşi … olma yeğeni olan davalı ile dava dışı yeğenleri …’un kaldıkları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp, belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği kabul edilmelidir. (HGK’nun 29.04.2009 gün 2009/1-130 S.K.) Esasen, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davaların dayanağını teşkil eden 01.04.1974 gün, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında miras bırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması halinde uygulanabilirliğinin kabulü gerekir. Başka bir ifade ile murisin iradesi önem taşır.
Somut olaya gelince, davalının aşamalarda; kanser olan mirasbırakanın ölümünden önceki son 14 ayını evinde yatalak olarak geçirdiğini ileri sürdüğü, dinlenen davalı tanığı … ile davacı tanığı …’nun aşırı kilolu olan ve sağlık sorunları sebebi ile uzun bir süre yatalak yaşayan mirasbırakana, evine götürerek davalının baktığını mirasbırakan ile aynı sitede yaşayan komşuları … ile ….’nun da mirasbırakanın kendisine bakacak kişiye dava konusu dairesini vermeyi amaçladığını ifade ettikleri bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu bağımsız bölümün mirasbırakan tarafından bakılması karşılığı davalıya verildiği ve davalının da, miras bırakana baktığı, diğer bir söyleyişle satış işleminin bedelsiz olmadığı ve mirastan mal kaçırma amaç ve iradesiyle temlikin gerçekleştirilmediği kabul edilmelidir.
O halde, davanın reddedilmiş olması bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğrudur.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan gerekçeden ötürü yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0.90.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.