Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2011/2706 E. 2012/12791 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2706
KARAR NO : 2012/12791
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, yalan tanıklık
HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Başvurusunun kapsamına göre, müşteki Hazine vekilinin temyiz itirazlarının sanık … hakkındaki yalan tanıklık suçundan verilen beraet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmış ise de, belirtilen suçtan CMK’nın 237. (CMUK’nın 365.) maddesine göre doğrudan zarar görmemesi ve usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını da kazanmaması nedeniyle hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmayan Hazine vekilinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar “53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde cezanın infazından sonra işlemek üzere sadece “kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, Kuzukuyu köyü muhtarı olan sanığın Konya İl Encümenliği tarafından köy mezarlık ihata duvarında kullanılmak üzere tahsis edilen 3.000 TL’yi aldıktan sonra bunu
köyün ihtiyaçlarına harcanmış gibi gösteren gerçek olmayan belgeleri kullanmak suretiyle mal edinmesi eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Suç tarihi itibariyle paranın alım gücü ve ekonomik koşullara göre zimmete konu 3.000 Türk Lirasının 765 sayılı TCK’nın 219/3. maddesine göre hafif, 5237 sayılı TCK’nın 249. maddesine göre ise değerinin azlığı nedeniyle sanık hakkında bu maddelerin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak lehe yasa karşılaştırmasının da buna göre yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.