Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7165 E. 2014/14648 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7165
KARAR NO : 2014/14648
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL

Taraflar arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.04.2013 gün ve 2007/142E-2013/16K sayılı hükmün onanmasına dair 26.12.2013 gün ve 2013/12443E-2013/18580K sayılı kararın düzeltilmesi süresinde taraf vekillerince istenilmiş olmakla, tetkik hakimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

1- Davalı ve birleşen dosya davacısı …’nun karar düzeltme isteği yönünden; karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenler HUMK.’nun 440.maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla karar düzeltme isteğinin REDDİNE, davalı ve birleşen dosya davacısı …’ndan usulün 442/3. maddesi ve 4421 sayılı Yasa gereğince takdiren 226.00.-TL para cezası ile 52.40.-TL red harcının alınarak Hazineye gelir kaydına,
2- Davacı ve birleşen dosya davalısı …’nın karar düzeltme isteğine gelince; kararı temyiz süresi içinde temyiz etmiş ise de Dairenin 26.12.2013 gün ve 2013/12443E-2013/18580K sayılı ilamında maddi yanılgı sonucu davacı Nigar’ın temyiz isteğinin incelenmediği bu yönde karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda 16.10.1940 gün 48/88 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar düzeltme isteği temyiz isteği olarak kabul edilerek inceleme yapılması gerekmiştir.
Dava; ehliyetsizlik, hile ve taraf muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı; 2073 parsel sayılı taşınmazda davalı kardeşi ile birlikte 4/16 hissede elbirliği mülkiyet üzere paydaş iken davalı kardeşinin “taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıp taşınmazın satışını gerçekleştirmesi için hisse çoğunluğunun kendisinde olması gerektiği, taşınmaz satıldıktan sonra payına karşılık iki daire vereceği” söylemi üzerine taşınmazdaki payını 07.06.2002 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiğini gerçekte ise bedel almadığını, davalının taşınmazdaki payını geri vermediğini, hileli hareketlerle kendisini kandırdığını, temlik tarihinde yaşlı olup olayların sonuçlarını kavrayabilecek durumda bulunmadığını ileri sürerek, temlik ettiği payın tapusunun iptali ile yeniden elbirliği mülkiyet üzere adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının temlik tarihinde ehliyetli olduğunun … Kurumu 4.İhtisas Dairesinden alınan raporla belirlendiği, hile hukuksal nedeni bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği, taraf muvazası açısından ise iddianın yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 2073 parsel sayılı taşınmazdaki 4/16 payın tarafların annesi … adına kayıtlı iken ölümüyle anılan payın çocukları olan davanın tarafları ile dava dışı Nadide’ye 15.05.1992 tarihinde verasette iştirak halinde irsen intikal ettiği, 4/16 paydan herbirine 1/12 payın isabet ettiği, …’nin payını 15.5.1992 tarihinde davalıya sattığı, davacınında payını 07.06.2002 tarihinde 7.500TL (7.500.000.000ETL) bedelle davalıya satış yoluyla devrettiği, davalının ise 12.07.2002 tarihinde 1/16 payı davacıya 7.500TL (7.500.000.000ETL) bedelle sattığı , taşınmazın halihazırda davanın tarafları ile dava dışı … adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayalı iptal ve tescil isteği yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak davacının taraf muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteği yönünden eksik inceleme sonucu karar verilmiştir. Şöyleki davalı 13.12.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde ; iddiaların doğru olmadığını, davacının annesinden intikal eden payını bedelini ödeyerek satın aldığını, daha sonra sorun çıkarması üzerine satın alınan hissenin aynı bedel karşılığında iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı ise cevaba cevap dilekçesinde; 4/16 paydan kendisine isabet eden payı bedelsiz olarak…’ye temlik ettiği halde …’nin daha az olan payı kendisine bedeli karşılığında sattığını iddia etmiştir.
Gerçektende davacı … 4/16 paydan kendisine isabet eden 1/12 payı davalıya 07.06.2002 tarihinde satış yoluyla devrettiği halde davalı daha az olan 1/16 payı davacıya 12.07.2002 tarihinde satmıştır. Bu durumda davalının savunması ile dosya arasında bulunan tapu kayıtları örtüşmemektedir. Mahkemece; davalı …’nin , davacı …’dan satın aldığı payın tamamı yerine daha az olan 1/16 payı satış yoluyla iade ettiği hususu üzerinde durulmamıştır. Diğer taraftan davalı …’nin 13.12.2007 havale tarihli cevap dilekçesinin devredilmeyen eksik pay yönünden mahkeme içi ikrar niteliğinde olup olmadığı yönünde de bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda değinilen hususlar gözetilerek inceleme ve araştırma yapılması oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı Nigar Sertkaya’nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.