YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/493
KARAR NO : 2012/12417
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet almak
HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18/09/2012 tarih ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararına göre, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, 6352 sayılı Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-e maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılan …’nin yetkilisi olduğu …Tarım Gıda Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına ekspertiz raporu düzenlenmesi için yapılan başvuru ile ilgili olarak … tarafından görevlendirilen sanığın 24/11/2007 tarihinde ilgili işyerine gittiğinde rapor düzenleme işinin karşılığında katılandan 500,00 TL istediği ve bu paranın 150,00 TL’sini aynı tarihte aldığı, katılanın 27/11/2007 tarihinde sanık hakkında şikayetçi olması üzerine, seri numaraları alınmış 350,00 TL’nin katılan tarafından aynı tarihte sanığa teslim edilmesinden sonra sanığın suçüstü yakalandığı hususlarının anlaşılması karşısında;
Sanığın eyleminin niteliğinin belirlenmesine esas olmak üzere; katılanın yetkilisi olduğu şirketin, ticaret sicil gazetesinde ilan edilen faaliyet alanı itibariyle, çalışma izni/gıda işyeri sicil kaydı veya işyeri açma-çalışma ruhsatı alabilmek için ekspertiz raporu düzenlettirmesinin gerekip gerekmediği, bu raporun alınabilmesi için ilgili şirkette sigortalı olarak çalışan en az bir kişinin bulunmasının zorunlu olup olmadığı, rapor tarihi itibariyle şirkette çalışan herhangi bir kişinin bulunup bulunmamasının çalışma iznininalınmasına engel olup olmadığı, sanığın söz konusu parayı görevinin gereklerine aykırı olarak rapor düzenlemek için mi, yoksa mevcut duruma göre düzenlemesi zorunlu olan raporu düzenlemek için mi aldığı hususlarının …’ndan, ilgili Belediye Başkanlığı ve İl Tarım Müdürlüğünden sorulması, katılanın ekspertiz raporu almak için yaptığı başvuruya ilişkin ve başvuru sonucu düzenlenen tüm belgelerin ilgili kurumdan getirtilmesinden sonra mahiyetlerine göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Katılan …’nin 27/11/2007 tarihli kolluk ifadesinde; sanığın, kendisine “Ben bu işi hallederim fakat günahı 500 TL, verirsen hallederiz.” demesi üzerine 150 TL’yi verdiğini, kalan parayı da rapordan sonra vereceğini bildirmesi, mahkemedeki ifadesinde ise, “O gün 150 TL kendisine verdim, cebimde olan 50 TL’yi de kendime ayırdım. O anda yapacağım birşey yoktu, ya parayı verecektim ya da vermeyecektim. Bu sefer de ispatlayamayacaktım.” demesi dikkate alındığında ifadeler arasında ortaya çıkan tereddütün giderilmesi bakımından katılanın yeniden dinlenerek, ilk olarak verdiği 150 TL’yi sanığı daha sonra yakalatmak amacıyla verip vermediğinin sorulması ve sonucuna göre, sanığın yakalanmasını sağlamak için 150 TL’nin verildiğinin saptanması halinde; rüşvet teklifinin kabul edilmemesi ve sanığın yakalanması amacıyla yapılan anlaşmanın serbest irade ürünü olmaması nedeniyle rüşvet anlaşmasının oluşmayacağı, eylemin rüşvet almaya teşebbüs aşamasında kalacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.