Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/524 E. 2014/23806 K. 07.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/524
KARAR NO : 2014/23806
KARAR TARİHİ : 07.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirasına kadar olan (üçbin Türk Lirası dahil) mahkumiyet hükümleri kesin olup, hüküm tarihi, cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün temyizi olanaklı olmadığından sanık …’in temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 
Ancak;
Suç tarihinde suçun işlendiği Ortaca İlçesinde güneşin saat 06:33’de doğduğu, katılanın beyanlarından suçun saat 22:30-06:30 arasında işlendiğinin anlaşıldığı ve suç saatine ilişkin başka bir belirlemenin de yapılamadığının anlaşılması karşısında, suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiği sabit olmadığı halde TCK’nın 143. maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan 3 aydan fazla süre ile hapis cezasına mahkumiyeti olması nedeniyle TCK’nın 51. maddesi ve CMK’nın 231. maddesinin yasal olarak uygulama koşulları bulunmadığı da göz önüne alınarak hüküm fıkrasından; TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılarak, aynı Yasanın 142/1-b, 62/1 maddesi uyarınca sanık hakkında belirlenen sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
TCK’nın 116/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 116/4. maddesi gereğince hüküm kurulurken suç adının “işyeri dokunulmazlığını ihlal etme” yerine “konut dokunulmazlığını ihlal etme” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 
Ancak;
Suç tarihinde suçun işlendiği Ortaca İlçesinde güneşin saat 06:33’de doğduğu, katılanın beyanlarından suçun saat 22:30-06:30 arasında işlendiğinin anlaşıldığı ve suç saatine ilişkin başka bir belirlemenin de yapılamadığının anlaşılması karşısında, suçun geceden sayılan zaman diliminde işlendiği sabit olmadığı halde TCK’nın 116/4. maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.