YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13361
KARAR NO : 2014/13907
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı (birleşen davanın davalısı) ortak mirasbırakanları …’ın 13/11/2004 tarihinde öldüğünü sağlığında kooperatif üyelik hakkını kızı olan davalıya devrettiğini, ferdileşme sonucunda 42241 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı-(birleşen davanın davacısı) mirasbırakanın sağlığında terekesini, mirasçıları arasında paylaştırdığını ve bu anlamda 3. kişilere sattığı taşınmazın satış bedeli karşılığında verilen …’da bir daire, … marka binek otomobil ve 80.000,00 TL.’nin oğlu olan davacıya verilmesini sağladığını, davacının da bunun üzerine 15/07/2002 tarihli, … 3. Noterliğinde düzenlenen 14552 yevmiyeli “taahhüt” başlıklı, mirastan feragat ettiğine dair belge düzenlediğini belirterek davanın reddini savunmuş, birleşen dava ile murisin “…- … … Sitesi 1. Blok, No: 25 ..” adresindeki işyerini satarak elde ettiği bedelle, davacı adına tescilini sağladığı taşınmaz, araç ve nakit para ile mirastan mal kaçırmayı amaçladığını ve saklı payın ihlal edildiğini ileri sürerek tenkis isteğinde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…kooperatif payının devri bakımından 01/04/1974 tarihli, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, iptal ve tescil davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tenkis isteği bakımından da hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapılması, öteyandan 15/07/2002 tarihli belgede gözetilmek suretiyle sonuca varılması ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve birleşen davacı tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 09.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile diğer temyiz eden vekili Avukat … geldiler,duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis , birleşen dava ise tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; asıl davada hükmüne uyulan bozma kararı gereğince, mirasbırakan tarafından yapılmış bir temlikin bulunmadığı, kooperatif üyelik hakkının devredildiği, bu nedenle 01/04/1974 tarihli, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı gözetilerek tapu iptal ve tescil davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl ve birleşen davalarda tenkis talepleri yönünden ise, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve inceleme sonucunda mirasçılardan mal kaçırma ve saklı payı ihlâl kastının kanıtlanamadığı gibi, saklı payın da ihlâl edilmediği saptanmak suretiyle, davaların reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Asıl davacının tüm ve davalı-(birleşen davanın davacısı) öteki temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Asıl dava bakımından davalının yargılama giderine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde düzenlendiği üzere kural olarak yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir.
Somut olayda, asıl davanın reddine karar verildiğine göre, davalı tarafından yapılan 99.00 TL.yargılama gideri yanısıra davacı tarafından terditli olarak açılan davada tenkis isteminin değerlendirilmesi bakımından yapılması öngörülen ve davacı tarafından karşılanmasına karar verilen ancak davalı tarafından karşılanan toplam 1.270,00 TL. yargılama giderinin (… 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/2 Talimat ve … Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 2011/4 sayılı Talimat dosyası bakımından ayrı ayrı 400,00 TL. bilirkişi ücreti, 120.00 TL. keşif harcı, 90,00 TL. araç ücreti, 24,00 TL. bilirkişi ve taraflara davetiye ücreti olmak üzere 634,00 TL) yargılama giderlerine dahil edilmemiş olması doğru değildir.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün 5. maddesinde yer alan “… Davalı tarafından yapılan toplam 99.00 TL. yargılama giderlerinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine ” ibaresinin çıkarılarak yerine “Davalı tarafından yapılan 99,00 TL. yargılama gideri ile yazılan iki talimat gideri 126800 TL. olmak üzere toplam 1.367,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine” ibaresinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekilleri için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.