YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4594
KARAR NO : 2016/14651
KARAR TARİHİ : 29.11.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 85.171.85.TL. maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve de davalı …Gıda Tur. Ltd. Şti vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29/11/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı… Gıda Tur. Ltd. Şti vekili Avukat… ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 40.171,85 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; 25.05.2012 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle davacı tarafın iddialarında davalıya ait işyerinde “vakumcu” olarak tabir edilen işte çalışmak üzere işe alınmışken, olay günü bilmediği “kesim işinde” çalışmasının emredilmesi nedeniyle iş kazasının gerçekleştiği, davalı tarafın savumasına göre ise; davacının psikolojik sorunları nedeniyle kasıtlı olarak kendisini iş kazasına maruz bıraktığının iddia edilmiş olması ve her iki tarafın iddialarının ispatı açısından tanık deliline dayanmış olmasına karşın; mahkemece tanıklar dinlenmeksizin alınan kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
HMK’nın 27. maddesine göre hukuki dinlenilme hakkı doğrultusunda davanın taraflarına açıklama ve ispat hakkı verilmeden hüküm kurulamaz. Hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama süjelerinin yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir.
Somut olayda; tarafların tanıklarının dinlenilmesine yönelik talebin mahkemece gerekçe gösterilmeksizin reddi ile 6100 sayılı H.M.K’nun 27.maddesinde düzenlenen “hukuki dinlenilme” hakkı ve bu hakkın bağlı oldupu “adil yargılanma hakkı”nın kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Böyle bir kısıtlama ortada iken sağlıklı bir hükme varılması da olanaklı değildir.
Yapılacak iş; taraflarca bildirilen tanıklar dinlenilerek, özellikle davacının iş yerinin kazadan önce değiştirilip değiştirilmediği, davalı işveren tarafından verildiği belirtilen eldivenin niteliği ile bu eldivenin davacı işçi tarafından kullanıldığının denetlenip denetlenmediği, davacı işçinin kendisine zarar verici hareketi olup olmadığı hususlarında beyanlarına başvurularak, iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden, olayın oluşuna uygun kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre, karar verilmekten ibarettir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı ve davalı yararına takdir edilen 1.350.00.TL. Duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.