Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/13022 E. 2014/13245 K. 03.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13022
KARAR NO : 2014/13245
KARAR TARİHİ : 03.07.2014

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.04.2014 gün ve 2014/8339/28399 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.05.2014 gün ve KYB.2014/173543 sayılı ihbarnamesi ile;
Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanıklar … ve …’nun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1.800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 22/10/2013 tarihli ve 2013/260 esas, 2013/448 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1- Ticaret şirketlerinin müdürleri veya yetkililerinin, 2004 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile getirilen mal beyanında bulunma yükümlülüğünün bulunmadığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde sayılan kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinin müdür veya yetkilileri yönünden anılan Kanun’un 337/a. maddesindeki suçun işlenmesinin mümkün olmadığı cihetle, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesindeki istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, sanıkların savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
CMK’nun 309. maddesinde; “Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen…” kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği, İİK’nun 337/a maddesi uyarınca verilen hapisten çevrilen adli para cezasına dair hükmün temyizi kabil olmasına karşın, mahkemece kesin olmak üzere verilmiş ise de; yasa yolu, temyiz süresi, merci ve başvuru şeklini gösteren meşruhatlı tebligatın da yapılmaması nedeniyle hükmün kesinleşmediği, sanıklardan … müdafiinin 18.02.2014 tarihli dilekçesinin temyiz istemi olarak kabulü gerektiği cihetle, ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.