YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2726
KARAR NO : 2014/5085
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
Mahkeme : ÜNYE Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
2) Uyuşturucu madde ticareti yapma
Suç Tarihleri : 24.05.2013, 26.08.2013, 11.09.2013, 23.09.2013, 25.10.2013 Hüküm-Karar : 1) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
2) Zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
suçu yönünden kararın itiraza tabi olması nedeniyle
dosyanın incelenmeksizin iadesi
2) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden
onama
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup, itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Zincirleme suç durumunda en ağır sonuç doğuran suça göre temel cezanın belirlenmesi gerektiği; bu bağlamda sanığın dört ayrı tarihte sattığı uyuşturucu maddelerden miktar olarak en fazlası olan Şaban isimli kişiye sattığı ve oranlama sonucu 13,5 gram olarak hesaplanan esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin az olduğu, suçun işlenişinde bir ağırlık bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 3 ve 61. maddelerindeki ilke ve ölçütlerle çelişecek şekilde, alt sınırı 5 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezasından ibaret temel cezanın, alt sınır fazla aşılmak suretiyle 8 yıl hapis ve 800 gün adlî para cezası olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi