YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6733
KARAR NO : 2017/3941
KARAR TARİHİ : 28.02.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 07.10.2016 tarihli ve 2016/23408 esas, 2016/24764 karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir.
Davacı vekilince, Dairemiz kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı kararından dönülmesi mümkündür.
Eldeki davada, davacının kıdem tazminatına yönelik bir talebinin bulunmamasına rağmen, Dairemizin 07.10.2016 tarihli ve 2016/23408 esas, 2016/24764 karar sayılı bozma ilamında, sehven, kıdem tazminatı alacağından da bahsedilerek bozma sebebi tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu yönün maddi hataya dayalı olduğu açıktır. Davacı vekilinin, sair yönlere ilişkin talebi ise yerinde görülmemiştir. Anılan sebeple, belirtilen husus bakımından maddi hataya dayanan Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı … nezdinde şehir içi yolcu taşıma işinde şoför olarak kesintisiz çalıştığını, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …’nün tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Seri halde yargılaması yapılan dava dosyalarından farklı olarak, eldeki davada temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında, davalı …’ın hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu tutulup tutulamayacağı uyuşmazlık konusudur.
İşverenler arasında muvazaa olsa da, bu hususun işçiye karşı ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında, işveren gibi hareket eden alt işverenin de işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozma sebebidir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açık olarak düzenlenmiştir.
Mahkemece, hükmün gerekçesinde, hesaplanan ücret farkı alacağının 16.356,42 TL ve davacının talebinin 16.240,00 TL olduğunun belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında 12.900.00 TL ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar gerekçesi, tefhim edilen hüküm sonucuna açıkça aykırı olduğundan, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.