Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/5843 E. 2017/3881 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5843
KARAR NO : 2017/3881
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava ve ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli ise de, hüküm altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
Somut olayda, kısmi dava açan davacı vekili, dava dilekçesi ile 100,00 TL fazla mesai ücreti talebinde bulunmuş, 23.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini artırmıştır. Dava tarihinden önce, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil de söz konusu değildir. Şu halde, hüküm altına alınan alacak miktarına, dava ve ıslah tarihinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Bu husus bozma nedeni ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yer alan “Bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti yönünden hesaplanan miktarın 1/3 oranında indirim yapılarak miktarın 8.214,49 TL olarak tespiti ile 8.214,49 TL net fazla çalışma alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “Bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti yönünden hesaplanan miktarın 1/3 oranında indirim yapılarak miktarın 8.214,49 TL olarak tespiti ile 100,00 TL net fazla çalışma alacağının dava tarihinden itibaren, 8.114,49 TL net fazla çalışma alacağının ıslah tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.