Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/21915 E. 2017/3318 K. 07.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21915
KARAR NO : 2017/3318
KARAR TARİHİ : 07.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile maaş, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi, zam farkları alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi, 12 günlük ücret ve zam farkları alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin aylık ücret miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı işçi aylık net 2.000,00 TL. civarında ücret aldığını, davalı işveren ise kayıtlarda görünen ücretin gerçek ücret olduğunu savunmuştur.

Yargılama safhasında yapılan emsal ücret araştırmasında işçi sendikasınca verilen cevabî yazı ve davacı tanık beyanları iddiayı, İTO’nun cevabî yazısı ile davalı tanık beyanları ise savunmayı doğrular mahiyettedir.
Mahkemece kayıtlardaki ücrete itibarla hüküm kurulmuştur.
Davacı tanıklarının davası bulunmakta olup, beyanlarına ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
Davalı işyerinde güvenlik görevlisi olup aynı taleplerle dava açan işçilerin davasının (2015/12656, 2015/12657, 2015/12658, 2015/21915 ve 2017/11755 Esas sayılı dosyalar) temyiz incelemesi aynı gün yapılmıştır.
Emsal dosyalarda güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı işçilerinin pozisyonları aynı olsa da kıdemlerinin ve iş sözleşmelerinin farklı olduğu, bazı iş sözleşmelerinde işverenin her yıl Ocak ayında zam yapılacağına ilişkin bağlayıcı düzenlemenin bulunduğunun görülmesine karşın davacılarının hepsi için kayıtlardaki ücretin 915 TL. net olarak gösterildiği görülmüştür.
Her ne kadar bu dosya ve emsal dosyada dinlenen davacı tanıklarının benzer davasının olduğu görülmüş ise de; tanıklarca her bir davacı işçi için kıdemleri ile tutarlı farklı ücret miktarlarının ve çalışma koşullarının beyan edildiği, beyanlarının dosya içerikleri ile tutarlı ve samimi olduğu ve bu konudaki işverenin yalan tanıklık (iftira) hakkındaki suç duyurularında dahi şüphelilerin beyanının diğer tanık beyanları ile uyumlu olması karşısında haklarında kovuşturulmasına yer olmadığına dair kararların verildiği görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacı tanık beyanlarına değer verilmelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, dosyadaki ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan emsal dosyalardaki bilgi, belge ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının aylık net ücretinin 1.400,00 TL. net olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmıştır. Ücretin yazılı şekilde belirlenmesi hatalıdır.
3-Yukarıda değinilen bozma sebebine göre de feshin yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
4-Davacı zam farkından kaynaklanan alacak talebinde bulunmuştur.
Dosyada mevcut 27.02.2007 başlangıç tarihli iş sözleşmesinin 10 uncu maddesinde, “Ücret artışlar yıllık enflasyon oranında her yıl Ocak ayında artırılır.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenleme işvereni bağlayıcı niteliktedir. Talebin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır.
5-Davacı işçi ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda bordrolarda tahakkuk bulunduğu gerekçesiyle hesaplama yapılmadığı görülmüştür. Dosyadaki mevcut bir kısım bordro tahakkuklarının tatil ücretinin zamlı karşılığı olmadığı izlenimi edinilmiştir. Bu yönüyle rapor denetime açık değildir.
Mahkemece yapılacak iş, denetime elverişli rapor alınarak söz konusu alacak hakkında karar verilmesidir.
Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.