YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1623
KARAR NO : 2018/9467
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin gerekçenin, yerinde olmamakla birlikte dosyada zararın giderilmediği, bu itibarla sonucu itibarıyla isabetli olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede tespit edilen aynı suçtan sanık hakkında açılan Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki 2015/335 Esas sayılı kamu davasının akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı bir suretinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin belirlenmesine ve bu sürenin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine karar verildiği sırada uygulanan kanun, madde ve fıkra hükümlerine hüküm fıkrasında yer verilmemek suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07/12/2010 yerine 2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili, sanık müdafi ve Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.